Tebeî Nazar, Muhâli Mümkün Görür

Meşhûrdur ki: Îdin hilâline bakardı cemâat‑i kesîre, kimse bir şey görmedi.
Zevâlî bir ihtiyar yemîn etti ki: “Gördüm‥” Hâlbuki gördüğü, kirpiğinin tekavvüs etmiş beyaz bir kılı idi.
O kıl oldu onun hilâli. O mukavves kıl nerede? Hilâl olmuş Kamer nerede? Ger anladın şu remzi:
Zerrâttaki harekât; kirpik‑i aklın olmuş, birer kıl-ı zulmetdâr, kör etmiş maddî gözü.
Teşkil‑i cümle envâ' fâilini göremez, düşer başına dalâl.
O hareket nerede? Nazzâm‑ı kevn nerede? Onu ona vehmetmek, muhâldir ender muhâl.