Niyet Gibi, Tarz‑ı Nazar Dahi Âdeti İbâdete Çevirir

Şu noktaya dikkat et; nasıl olur niyetle mübâh âdât, ibâdât… Öyle, “tarz‑ı nazarla” fünûn-u ekvân, olur maârif-i İlâhî…
981
Tedkik dahi tefekkür, yani ger harfî nazarla, hem san'at noktasında “Ne güzeldir.” yerine “Ne güzel yapmış Sâni', nasıl yapmış o mâhî.”
Nokta‑i nazarında kâinâta bir baksan; nakş-ı Nakkàş-ı Ezel, nizâm ve hikmetiyle lem'a-i kasd u itkan, tenvir eder şübehi.
Döner ulûm‑u kâinât, maârif-i İlâhî. Eğer mânâ-yı ismiyle, tabiat noktasında, “zâtında nasıl olmuş” eğer etsen nigâhı,
bakarsan kâinâta, dâire‑i fünûnun dâire-i cehl olur. Bîçâre hakikatler, kıymetsiz eller kıymetsiz eder, çoktur bunun güvâhı.