Hasletlerin Yerleri Değişse, Mâhiyetleri Değişir

Bir haslet; yer ayrı, sîmâ bir; kâh dev ve kâh melek, kâh sâlih, kâh tâlih; misâli şunlardır:
Zaîfin kavîye karşı izzet‑i nefsi sayılan bir sıfat, ger olursa kavîde tekebbür ve gururdur.
Kavînin bir zaîfe karşı da tevâzu'u sayılan bir sıfatı, ger olursa zaîfte, tezellül ve riyâdır.
983
Bir ulü'l‑emir, makamında olursa ciddiyeti, vakardır; mahviyeti, zillettir.
Hânesinde bulunsa mahviyeti tevâzu', ciddiyeti kibirdir.
Mütekellim‑i vahde olsa eğer bir zâtta: Müsâmaha hamiyet; fedâkârlık bir haslet, bir amel-i sâlihtir.
Mütekellim‑i maa'l-gayr olsa eğer o zâtta: Müsâmaha hıyânet; fedâkârlık bir sıfat, bir amel-i tâlihtir.
Tertib‑i mebâdîde tevekkül, tenbelliktir. Terettüb-ü netice noktasındaki tefvîz, tevekkül-ü şer'îdir.
Semere‑i sa'yine, kısmetine rızâ ise; memdûh bir kanâattir, meyl-i sa'ye kuvvettir.
Mevcûd mala iktifâ, merğûb kanâat değil; belki dûn‑himmetliktir. Misâller daha çoktur.
Kur'ân mutlak zikreder; sâlihât ve takvâyı. İbhamında remz eder makàmâtın te'siri. Îcâzı bir tafsîldir, sükûtu geniş sözdür.