987

Tasarruf‑u Kudretin Vüs'ati, Vesâit ve Muînleri Reddeder

O Kadîr‑i Zülcelâl; tasarruf-u kudreti, tevessü'-ü te'siri noktasında oluyor şemsimiz zerre-misâl.
Nev'‑i vâhidde olan tasarruf-u azîmi, mesâfesi vâsi'dir. İki zerre beyninde câzibeyi ele al,
git de tâ Şemsü'ş‑Şümûs ve Kehkeşân beynindeki câzibenin yanında koy. Yükü bir kar dânesi bir melek, şemsi ele almış bir şems-misâl
melek’in yanına getir. İğne kadar bir balığı, balina balığı da yanyana bırak. O Kadîr‑i Ezelî-i Zülcelâl
tecellî‑i vâsi'i asğardan tâ ekbere itkan-ı mükemmeli birden tasavvura al. Câzibe ve nevâmis, vesâil-i pür-seyyâl
gibi örfî emirler; tecellî‑i kudrete, tasarruf-u hikmete birer isim olması, odur yalnız meâl.
Başka meâli olmaz, beraber de bir düşün; bileceksin bizzarûre ki; esbâb‑ı hakîki, vesâit-i zîmisâl,
muînler, hem şerîkler birer emr‑i bâtıldır, birer hayâl-i muhâl. O kudret nazarında hayat vücûda kemâl,
makamı büyük, mühimdir. Buna binâen derim: Küremiz, âlemimiz neden mutî', musahhar olmasın hayvan‑misâl.
O Sultan‑ı Ezel’in bu tarz hayvan tuyûru kesretle münteşirdir şu meydân-ı fezâda, muhteşem ve pür-cemâl,
bostan‑ı hilkatinde salmış da döndürüyor. Onlardaki nağamât, bunlardaki harekât; tesbihâttır o akvâl,
988
ibâdettir o ahvâl, Kadîm‑i Lemyezel’e, Hakîm-i Lâyezâl’e. Küremiz hayvana pek benziyor, âsâr-ı hayat gösteriyor. Eğer yumurta kadar küçülse bi'l-farzı'l-muhâl,
minimini bir hayvan olması pek muhtemel. Yuvarlak bir huveyne, küre kadar büyüse, o da böyle olması pek karîb bir ihtimal.
Âlemimiz insan kadar küçülse; yıldızları, zerreler sûretine dönerse; bir zîşuûr hayvana dönmesi câiz olur, akıl da bulur mecâl.
Demek âlem, erkânlarıyla birer âbid‑i müsebbih, birer mutî'-i musahhar Hàlık-ı Lemyezel’e, Kadîr-i Lâyezâl’e.
Kemmen büyük olması, keyfen büyük olması her vakit lâzım gelmez; zîra daha cezâletlidir saat‑ı hardal-misâl,
bir saatten ki timsâli Ayasofya kadardır. Bir sineğin hilkati hayret‑fezâdır filden, o mahlûk-u bî-fasal.
Ger kalem‑i kudretle, bir cüz'-ü ferd üstüne esîr’in cevâhir-i ferdiyle yazılsa bir Kur'ân ki, sığar-ı sahife nisbeti bir kiber-i san'at-meâl.
Sahife‑i semâda yıldızlarla yazılan bir Kur'ân-ı Kerîm’e; cezâletle müsâvî. Nakkàş-ı Ezelî’nin san'atı her tarafta pür-cemâl ve pür-kemâl.
Her tarafta böyledir; derece‑i kemâlde kalemdeki ittihâd, tevhidi ilân eder. Bu kelâm-ı pür-meâl; iyi bir dikkate al!