894

Üçüncü Pencere

Zeminin yüzünde dörtyüz bin muhtelif tâifeden ibaret olan bütün hayvanat ve nebâtât envâ'ının ordusu, bilmüşâhede ayrı ayrı erzâkları, sûretleri, silâhları, libâsları, ta'limâtları, terhisâtları kemâl‑i mîzan ve intizamla; hiçbir şey unutulmayarak, hiçbirini şaşırmayarak bir sûrette tedbir ve terbiye etmek öyle bir sikkedir ki; hiçbir şübhe kabûl etmez, güneş gibi parlak bir sikke-i Vâhid-i Ehad’dir.
Hadsiz bir kudret ve muhît bir ilim ve nihâyetsiz bir hikmet sâhibinden başka kimin haddi var ki, o hadsiz derecede hàrika olan şu idareye karışsın. Çünkü; şu birbiri içinde girift olan envâ'ları, milletleri, umumunu birden idare ve terbiye edemeyen, onlardan birisine karışsa elbette karıştıracak. Hâlbuki: فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ sırrı ile, hiçbir karışık alâmeti yoktur. Demek ki; hiçbir parmak karışamıyor.